News
2/24/2015  
Kubbe

 
Kubbe

İmam Rıza –s– türbesinin altın kaplamalı kubbesi ise dinî cilvelerin en güzel örneklerinden biridir ve parlayan altın kaplaması ise her zaman ziyaretçilerin ilgisini çekmiş ve çekmeye de devam etmektedir. İmam Rıza’nın –s– kutsal türbesini ziyaret etmek amacıyla uzun yollar katederek kutsal Meşhed kentine ayak basan her ziyaretçi türbenin altın kubbesini görünce ayrı bir şevk ve coşku ile o hazretin kutsal ve nurani türbesini ziyaret etmektedir.
İmam Rıza –s– türbesinin nurani kubbesi yapı ve irtifa bakımından mimari sanatının şaheserlerinden biri sayılır ve iki katmandan oluşur. Birincisi türbenin çatısıdır ki konkav ve kongrelidir ve ona kubbe denir. İkinci katman ise kubbenin dış görünüşüdür ve bildiğimiz altın kaplama kubbedir. Bu iki katmanı arasında 13 metre yüksekliğinde bir boşluk bulunmaktadır. Kubbenin ağırlığı ise kutsal türbenin duvarları üzerindedir ki kalınlığı yaklaşık 2.9 metre kadardır.
Kubbenin türbenin tababından yüksekliği 18.8 metre ve dış katmanın ucuna kadar da yaklaşık 31.2 metre kadardır. Kubbenin dış yüzeyinin çevresi 42.1 metre ve yüksekliği de altın kaplamanın başlatığı alt kısımdan kubbenin ucuna kadar 16.4 metre ve kubbenin ucunda bulunan çıkıntının uzunluğu ise 3.5 metredir. Kubbenin altın işlemesinin başladığı noktadan kubbenin gövdesinin tababına kadar kalan kısmın uzunluğu ise 4.79 metredir.
Altın kubbe ilkin diğer binalar gibi İran’ın ünlü sarı renkli tuğlaları ile inşa edildi, ardından fayansla süslendi. Kameri 932 yılı, yani Safeviler dönemine kadar da bu kubbe enfes fayanslarla kaplıydı, ta ki o yılda Safevi kralı Tahmasb ilk kez kubbeyi altın tuğlalarla süsledi. Bu çalışmada ilkin kubbenin fayans kaplaması kaldırıldı ve ardından üzeri altın kaplamalı bakır levhalarla kaplandı.

Kubbenin tarihi ve kurucusu

Bir rivayete göre Halife Mamun, Harun’un ölümü ve Haruni anıta gömülmesinin ardından anıtın üzerine bir kubbe inşa ettirdi. Bir başka rivayete göre, Hamid Bin Kahtabe’ye ait olduğu belirtilen bahçede yer alan binalardan biri olan bu binanın kendine ait bir kubbesi zaten vardı.
Bazı tarihçilere göre bu kubbe Horasan yöresinde kameri 4. Yüzyıln sonlarında Seboktekin saldırısı gibi olaylarda türbenin hasara uğramasının ardından tahrip edildi ve daha sonra Gaznevi kralı Mahmut kameri 400 yılında türbeyi yeniden inşa ettirdi ve üzerine bir de kubbe yaptırdı. O dönemden Selçukluların dönemine kadar kutsal türbe aynı kubbe ile ayakta kaldı, ta ki kameri 6. Yüzyılın başlarında ve Selçuklu kralı Sencer’in döneminde kralın veziri Şerefeddin Ebu Tahir Kumi kutsal türbeyi restore etmenin yanında kubbenin dış katmanını yaptırdı ve bu yapı, hali hazırda yapımı üzerinden 900 yıl geçen yapıdır. Kubbenin çevresindeki kitabede ise Kemaleddin Mahmut Yezdi’nin adı ve bir başka yerinde de Alirıza Abbasi adı geçiyor.

Kubbenin çeşitli devirlerle tahrip edilmesi

Kubbenin altınla işlenmesinin ardından kameri 997’de Özbeklerin fitnesi ve Özbek lider Abdulmümin’in kutsal Rezevi türbesinin nefis eserlerini, kubbe ve minarelerin altın kaplamalarını yağmalaması gibi bazı olayların ardıdan kubbenin altın kaplaması yok oldu. Bu büyük ihanetin ardından kameri 1010’da İsfahan’dan yaya olarak kutsal Meşhed kentine gelen Safevi kralı Abbas kubbenin yeniden altın kaplamasına emretti. Bu çalışma kameri 1016’de sona erdi ve Safevi döneminin ünlü hattatlarından Alirıza Abbasi de kubbenin çevresindeki levhayı kabarma Suls hattı ile yeniden yazmakla görevlendirildi.
Kubbenin tahrip olmasına yol açan bir başka hadise, kameri 1048’de Meşhed kentinde yaşanan şiddetli depremdi. Bu depremde kubbenin dış yüzeyinde çatlaklar oluştu ve bazı altın tuğlaları döküldü. Safevi kralı Süleyman bu hadiseden sonra kubbeyi yeniden onarma ve altın kaplamasını tazeleme onuruna nail olan ve adı tarihte kayda geçen ilk kişiydi.
Kubbenin tarihinde bir başka çirkin olay, Çarlık Rusya ordusunun türbeyi topa tutmasıydı. Ruslar kameri 1330’da kubbenin gövdesinde bir çatlak oluşturdu ki bu iz günümüzde kubbenin iç yüzeyinde ve mermilerin isabet ettiği yerlerde göze çarpıyor.
Tüm bu etkenler ve ayrıca kubbenin altın kaplamasının zamanla yıpranması, İslam inkılabının zaferinden sonra kubbenin yeniden restore edilmesini ve altın kaplamasının tazelenmesini gündeme getirdi.
Bunun için ilkin kubbenin yüzeyindeki eski tuğlalar toplandı ve yüzeyi betonla desteklendi. Daha sonra altın kaplamalı bakır levhalarla kubbenin yüzeyi yeniden süslendi. Söz konusu altın tuğlalar kubbenin yüzeyinin 700 metrekaresini kapladı.
 
Ziyaretçi sayısı:343
 
Yorumunuz
 
امتیاز دهی
 
 

نظر شما
نام
پست الكترونيک
وب سایت
نظر
...