News
2/24/2015  
Minareler

 
Minareler

Bundan başka minare İslamî mimari kültüründe ve İran’ın sosyal geleneklerinde özel bir konumu bulunan mimari sanatının önemli simgelerinden biridir. Camiler ezan okumak için minarele kavuşmadan önce de bu bina yolcuları yönlendirmek amacıyla kulanılır ve bazen de rehberlerin işaret simgesiydi.
Hali hazırda Goherşad camiinin iki yüksek minaresi de dahil olmak üzere İmam Rıza –s– türbesinde yer alan binalarda toplam 12 minare bulunmaktadır.
Kutsal Rezevi türbenin eski kompleksinde inşa tarihleri farklı olan iki minare vardır. Bunlardan biri İnkılap avlusunun güneyinde altın kubbeye yakın bir yerde ve diğeri ise tam karşısında ve simetrik bir biçimde avlunun kuzeyinde Abbasi eyvanının üzerinde yer almaktadı. Bu iki minare altın kaplama ile süslenmiş ve tek bir minare olarak inşa edilen kubbeye yakın minare tarihi açıdan daha eskidir.
Minarelerin tek olarak inşa edilmesi kameri 6. Yüzyıla kadar devam etti ve bundan sonra minareler çift olarak inşa edilmeye başlandı. Dolaysıyla kubbenin yanında yer alan minarenin mazisi kameri 6. Yüzyılın başlarına kadar uzanır, çünkü kubbenin yanında iki minare inşa etmek yerine sadece bir tek minare inşa edilmiştir.
Safevi kralı Tahmasb ise kameri 10. Yüzyılda minareyi restore ederek altın kaplama ile süsledi. Daha sonra Afşar kralı Nader de Emir Alişir eyvanında altın işleme yaptırırken, kubbenin yanında yer alan bu minarenin altın kaplamasını yeniledi.
Kubbenin yanında yer alan minarenin yüksekliği, İnkılap avlusunun tabanından ucuna kadar tam 40.5 metre ve çevresi de yaklaşık 13 metre kadardır. Minarenin alt kısmı eyvanın çatısından itibaren tuğla ile örülmüş ve üzeri de fayansla süslenmiştir. Fayansların işlendiği yerden minarenin ucunu kadar kubbede kullanılan altın tuğlalarla benzer altın tuğlalarla kaplıdır.
Minarenin altında kabarma Suls hattı ile bulunan kitabe İslam Peygamberi –s– ve masum imamlara –s– salavat yer almakta ve sonunda da şöyle yazılmaktadır: Bahaeddin Muhammed Hadım kitabesi, kameri 1142. Bu cümleden sonra da kitabede ayet-i şerif: ان الله یمسک السموات و الارض ان تزولا göze çarpıyor. “انا فتحنا لک فتحاً مبیناً” ayet-i şerifi de Benai hattı ile minare gövdesinde fayans işlemelerin altında yer alıyor.
Bundan 252 yıl önce altın kaplama ile restore edilen kubbenin yanındaki minare ince gövdesi ve doğal etkenler yüzünden yıpranmış ve görüntüsü bozulmuştu. Bu yüzden İslam inkılabından sonra bu bina yeni altın tuğlalarla yeniden restore edildi. Bunun için kubbenin restorasyon çalışmasında olduğu gibi eski ve yıpranmış altın tuğlalar toplandı ve altı betonla takviye edildi ve ardından minarenin yüzeyi yeniden üzeri binde 16 mm kalınlığında altınla kaplanan bakır levhalarla kaplandı. Hali hazırda ise minarenin yüzü 145 metrekare altın tuğlalarla kaplıdır.
İkinci minare ise İnkılap avlusunun kuzeyinde yer alan Abbasi eyvanında bulunuyor ve Nader şah dönemine ait bir eser sayılıyor.
Tarihte şöyle deniliyor: Nader şah, Şahrohi minaresinin karşısında yeni bir minare inşa edilmesini ve İnkılap avlusunda yer alan minareleri ve Emir Alişir Nevai eyvanını altınla kaplamalarını emretti. Üstad Ali Naki Meşhedi bir yıl içinde yeni bir minare inşa ederek altınla kapladı.
Bu minare de fayans işleme ve gövdenin tuğla ile örülmesi ve üst kısımlarının altınla işlenmesi bakımından kubbenin yanında yer alan minarenin benzeridir. Bu minarenin kitabesinde de masum imamlara –s– salavat altın tuğlalarla ve Suls hattı ile yazılmış ve sonunda da kameri Zilkade 1145 tarihi belirtilmiş ve alt kısmında da şu cümle göze çarpmaktadır: “عالی جناب سلالة السادات العظام امیر سید احمد الحسینی سرکشیک و کلب عتبة علیة روضة رضویة محمد جعفر خادم فی شهر رمضان المبارک 1146
 
Ziyaretçi sayısı:302
 
Yorumunuz
 
امتیاز دهی
 
 

نظر شما
نام
پست الكترونيک
وب سایت
نظر
...